ANEMİ
ANEMİ (KANSIZLIK)
Bu hafta size yine çok önemli bir hastalık olan anemiden bahsetmek istiyorum.
Aslında uzun uzun açıklanması gereken,karmaşık mekanizmalar sonucu gelişen bu hastalığın ilçemizde ve ülkemizde özellikle en sık görülen şekli olan demir eksikliği anemisi üzerinde duracağım.
Bu arada diğer yazılarıma gösterdiğiniz yoğun ilgiden dolayı teşekkür ederken,her geçen hafta daha da güzel yazmak için biraz daha da zorlandığımı söylemeliyim.
Anemiyi kısaca tanımlayacak olursak;vücut da kan yapımı için gerekli olan bazı vitamin
veya vitaminlerin eksikliği sonucu oluşan sağlıksız ve/veya yetersiz kan tablosu ile karekterize akut(ani gelişen) veya kronik(uzun süren)bir hastalıktır.
Demir eksikliği anemisinin adında da anlaşılabilecegi gibi asıl sorun demirin alımı,emilimi
veya kaybıyla alakalıdır;ancak diğer vitaminler B12,Folik asit,B1,B2,B6,bakır eksikliği,
E vitamini eksikliği,C vitamini eksikliği de anemiye neden olabilirler.
Tabii talesemi,kuşun zehirlenmeleri,akut kan kayıpları,kronik kan kayıpları,uzun süren enfeksiyonlar,bazı kanserler,böbrek hastalıkları,alkol kullanımı gibi onlarca neden de sayabiliriz.(genç bayanlarda regl döneminde ki kayıplar,erkeklerde ise sindirim sistemi rahatsızlıkları başlıca sebeplerdir)
Özellikle ilçemizde daha önceki parazit yazımda da yazdığım gibi bağırsak parazitleri ana vitaminsizlik nedenlerinden biridir.
Anemik hastaların sebep ne olursa olsun yakınmaları genellikle benzerdir; üşüme,halsizlik,yorgunluk,çabuk yorulma,uykuyu alamadan uyanma ,soğuk eller,ayaklar, baş dönmesi,baş ağrısı(yazımda da bahsetmiştim),çarpıntı,nefes darlığı,kronik
ağrılar,unutkanlık,depresyon,uyuşmalar,çalışma kapasitesinde azalma,sık hastalanma,bulantı,iştahsızlık(annelerinin çocuklarında yakındığı)gibi yakınmalarla hekime başvurmaktadırlar veya başka şikayetlerle bize geldiklerinde kendilerinde anemi yakalayabilmekteyiz.
Muayene bulguları çok açık olan bu hastalık yine de kimi zaman atlanabilmektedir.
Soluk bir ten,tırnak biçim bozuklukları(kimi zaman kaşık şeklini alması)çarpıntı,üfürümler,soluk göz kapak içleri,tahriş olmuş bir dil,ağız kenarı yaraları ve yukarda saydığımız şikayetlerin sorgulanması haricinde dışarıdan bakıldığında mantıksız görülse de toprak,buz,kireç taşı,tuğla yeme ihtiyacı.
Tabii asıl teşhis devlet hastanemizde de kolaylıkla yapılabilen kan tahlilleriyle konabilmektedir.
Biz hastaları genelde sabah saatlerinde bu tahlilleri vermek üzere hastanemize yönlendirmekteyiz,öğleden sonra çıkan ayrıntılı tahlil sonuçlarıyla ise en az üç ay sürecek bu tedaviye başlamaktayız.Kimi zaman aşırı düşük tahlil sonuçlarında enjeksiyon(iğne)tedaviside önermekteyiz.
Tabii tedavi sırf ilaç tedavisi değil.Yemek alışkanlılarının tekrar düzenlenmesi,sırf vejiteryan tarzı yemeklerden kaçınılması,annelerin sorduğu pekmez,karaciğer,ceviz,patates,balık,yumurta,maydanoz,özellikle ıspanak,yemeklerle beraber çay içilmemesi(demir emilimini azaltır),c vitamini tüketilmesi(günde bir bardak içilen portakal suyu demir emilimini iki kat arttırır),antiasit mide ilaçlarının dikkatli kullanılması…
Tedavi ile ilgili asıl önemli olan uyarılarım ise;tedavinin hemen iki günde sonuç vermesinin beklentisi hatası,en az üç aylık bir tedavinin gerekliliği,çoğu zaman mide yanması,ağrısı şikayetleri yapan demir ilaçlarının kendimizce içilmekten vazgeçilmesi yerine hekimimize danışılarak mideye dokunmayan ilaçlar ile değiştirtilmesi,gayta(büyük abdestimizin)renk değişikliklerinden ürküpte ilacın kesilmesi gibi hatalardır.
Bazen yeni evlenecek çiftlerin evlilik raporu için bize müracaatlarında talesemi yakalayabilmekteyiz ancak ilçemizde talesemi(Akdeniz anemisi) sıklığı benim klinik gözlemlerime göre Türkiye ortalamasının çok altındadır.
Aneminin en önemli olduğu zamanlar ise gebelik ve bebeklik dönemleridir.
Gebeler plesanta yoluyla bebeğe giden kan miktarı kadar ,doğum sırasında oluşacak kan kayıplarını da dikkate alınarak gebelik tespit olur olmaz hekime başvurmalı,tahlil sonuçlarını ise bağlı bulunduğu sağlık ocağında ki gebe kartlarına takip açısından mutlaka işletmelidirler..
Bebekler de ise üçüncü aydan sonra anne sütünde yetersiz bulunan demir uygun ilaçlarla takviye edilmelidir.
Aslında anemi,nedenleri,tedavisi ile ilgili daha çok yazılacak şey varken;eski bir Şuhut türküsündeki gibi:
Selevir Barajı bir başka kaynak
Elmini çayırlık, bezenmiş leylak
Halkı çalışkandır hiç yoktur aylak
Sıcak kanlılardır sarmaş olursun.
Güzel dizelerinde anlatılan kanlı,canlı çalışkan Şuhut halkına bir hekim gözüyle daha az anemik günler dilerim,haftaya depresyon yazımda görüşmek üzere…
Dr.Birand TANERİ
|