Bahar ve Alerji

 

                                                          BAHAR VE ALLERJİ 

  Rengarenk baharın geldiğini doğadaki değişimlerden neşeyle gözlemliyoruz.Ama yine neyazık ki baharın geldiğinin bir diğer göstergeside bahar allerjilerinin de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlaması.
 Allerji,normalde zararsız olan maddelere karşı bünyemizin verdiği gereksiz cevaplardır.Bağışıklık sistemimizin bu tepkisi doğuştan veya sonradan gelişebilir.Birazdan bahsedeceğim allerjenlere karşı tepkiler birden ortaya çıkabildiği gibi,uzun yıllar çektirdikten sonra bir anda kaybolabilirde.Hatta şaşırtıcı olan uzun yıllardır kullandığımız şeylere karşı bile birden allerjik reaksiyonlar gelişebileceğidir.Şikayetler çok hafif yakınmalardan nadiren de olsa ölümcül reaksiyonlara kadar değişiklik gösterebilir.
 Hastalar genelde bize hapşırma,öksürük,kaşıntı,kızartı,tahriş olmuş bir cilt,burun akıntısı,gözlerde sulanma,kızarma,çarpıntı,tansiyonda düşme,bulantı,kusma,karın ağrısı,kramplar,ishal,bayılma,ödem, kimi zaman nefes almakta zorlayabilen boğazda şişlik ile baş vurmaktadırlar.Çoğu zaman ise kişiler allerjileri olduklarını fark etmeden bu şikayetleri ile yaşamaya çalışmaktadırlar.
 Peki bizi allerjik tepkimeler vermeye zorlayan allerjenler nelerdir?Çoğu insan için zararsız  partiküller olan polenler,mantar sporları(küf),ev tozu akarları,hayvan,böcek kokuları,arı veya böcek sokmaları,ilaçlar,güzellik kremleri,kimi zaman bazı gıdalar,süt,nişasta,lateks,sigara ve benzeri zararlı dumanlar,bunlarla beraber tetikleyici olabilen stress ve aklımıza bile gelmeyecek daha birçok faktör
 Düşünebiliyor musunuz yenidoğan bir bebeğin süt allerjisi olduğunu?Bebek ve anne için nekadar zor bir durum.Minik bebeğin yaşamının ilk günlerinde en temel besin kaynağı olan anne sütüne bile allerjisi olması,mikroplara,virüslere karşı savunmasız kalması veya nişastaya allerjisi olan bir kişinin 
belki sevdiği hiç bir şey yiyemeyecek olması.Çukulata,domates hatta suya bile allerjisi olan insanların yaşadıkları ne kadar zor bir durum değilmi?
 İlçemizde hayvancılıkla uğraşılması,arıcılığın canlanması,yeşil bitki örtüsü ve tarım ürünlerinin,çayır bitkilerinin,yabani ot polenlerinin özellikle bahar aylarında artması ne yazıkki son günlerde bizim de sık sık karşılaştığımız hasta yakınmalarını ortaya çıkartıyor.
 Enteresan bir şekilde özellikle gelişmiş toplumlarda allerjiye daha sık rastlanmasının nedeninin bu kişilerin hasta yapıcı bakteri ve virüslerle daha az sıklıkla karşılaştıkları için bağışıklık sistemlerinin daha duyarlı olduğu ve allerjenlere daha ağır tepki verdiği görüşüdür.Ayrıca uzun dönem ilaç ve antibiyotik kullanımının da allerjiye yatkınlığı arttırdığı düşünülmektedir.
 Stresinde allerjiyi tetiklediği düşünülürse gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda allerjinin daha fazla ön plana çıktığını görmekteyiz.
 İlaç allerjileri de çok tehlikeli olabilmektedir.Bizim doksandokuz ayrı hastaya yazdığımız dokunmayan bir ilaç yüzüncü hastada allerjik tepkimelere neden olabilmektedir.Çoğu zaman iyileştireceğini tahmin etmemize rağmen daha kuvveli ilaçları yazamamızda ki temel çekincelerimizden biri de o ilaçların daha allerjik yan etkilerinin bulnunabilmesidir.
Benim yine size en önemli tavsiyem iğne yani enjeksiyon formunda ki ilaçları uygulatırken her defasında kolunuzda test yaptırmanızdır.Ben her enjeksiyon formu ilacı reçete ederken mutlaka yanına test ile yapılmasını yazarım ve bu şekilde hekimliğin ilk kuralı olan "primum non nocere" yani "önce zarar verme" prensibine dikkat ettiğimi düşünüyorum.Yine bu enjeksiyonların bilinçli sağlık personeli tarafından yapılması da bir o kadar önemli.
 Tedaviden de kısaca bahsedecek olursak en önemli tavsiyemiz allerjimize neden olan şeylerin ortaya çıkartılması ve bu allerjenden uzak durulması.Allerjenlerin ortaya çıkartılması için yapılan testler çok yararlıdır.İl merkezimizdeki sağlık kuruluşlarımızda bu testler kolaylıkla yapılabilmektedir.
Ancak çoğumuz allerjimize neyin neden olduğunu kendimiz anlayabilmekteyiz ve ona karşı tedbir almaktayız.Mesela güneş allerjisi olan bir birey güneşli günlerde yüzünde ki ve güneş gören yerlerindeki kızartı veya benzer reaksiyonlardan güneşe allerjisi olduğunu anlayabilmekte şapka ve güneşe maruz kalan bölgelerini sakınarak çözüm bulmaktadır.Veya arı sokmasına karşı aşırı tepkime veren bir bünye olabildiğince arıdan uzak durmaya çalışmalıdır.Kimi zaman arı sokması ile bu allerjik kişlilerde anaflaksi dediğimiz hayati tehdit eden durumlar bile ortaya çıkabilmektedir.
 Aşı tedavisi son yıllarda hızla gelişmekte,kişinin allerjisi bulunduğu allerjene karşı yine o allerjenden yapılmış aşılarla bağışıklık sisteminin yavaş yavaş alıştırılmaya çalışılması sağlanmaktadır.Ancak bu yöntem  pahallı ve zor bir tedavi seçeneğidir.Ben size bu işe yarayabilecek başka benzer bir tavsiyede bulunacağım;etrafımızda bizi aksırtan tıksırtan polenlerden yapılmış yöresel balların her sabah bir kaç kaşık çaya veya süte karıştırılarak yenmesi ile bu çevremizdeki polenlere,ağaç tozlarına,bitkilere karşı vücudumuzun tepki vermeyi bırakmasının sağlanacaktır.Sokarak kimimizi öldürebilen arıların  bize en büyük hediyesi olabilmektedir.
Bir hadiste Hz Peygamberimizin(s.a.v.)buyurduğu gibi:
"Kim,her ay üç gün sabahleyin,bir kaşık bal alırsa;o kimsenin başına, büyük bir hastalık gelmez." 
 Allerjiler yine çoğu çocukluk cağı döküntülü hastalıklarıyla da karışabilmektedir.Ayrıca astım da daha çok allerjik(atopik)bünyelerde ortaya çıkmaktadır.Daha çok genç kızların muzdarip olduğu soğuk ürtikeride tedavisi çok zor bir allerjik reaksiyondur.
 Allerjiler gebelikte de çok sıkıntılı geçmektedir.Kullanılabilecek ilaçların sınırlı olması bizi çok müşkül durumda bırakmaktadır.
 Allerjilerin kesin bir tedavisi yoktur.İlaç teknolojilerinin hızla gelişmesiyle non sedatif yani daha az sersemleten,daha az uyutan antihistaminik ilaçların günde bir adet alınmasıyla en azında şikayetler azaltmakta veya ortadan kaldırılması denenmektedir.Burada asıl önemli olan ise bu tür ilaçlara mutlaka hekim tavsiyesi ile başlanması,sürdürülmesi ve yine hekim tavsiyesi ile bırakılmasıdır.Bu tür ilaçları reçete etmeden önce kişinin mesleğini,hayat tarzını,alışkanlıklarını,emzirip emzirmediği gibi çok önemli bazı bilgileri sorgulamaktayız.Yine bir diğer tavsiyem probiyotik bazi yoğurtlarda da bulunan lactobacillus ve benzeri yararlı mikropların alımı sayesinde bazı allerjik reaksiyonların azaldığı bilgisiyle bu tür yoğurtları daha fazla tüketmeyi denemeniz.Stresten uzak bir yaşamın,daha bilinçli ilaç kullanımının,çocukluk çağından başlayarak toprak ve çiftlik hayatı ile daha fazla iç içe olmanın,evlerimizi yeterince havalandırmanın gereğinin ve belkide en önemlisi doğal besinlerle beslenmenin bizleri allerjilere karşı çok daha dayanıklı olmamızı sağlayacağının unutulmaması gerekir.
 Yine sigaradan bahsetmeden geçemeyeceğim.İşte size sigarayı bırakmak için yeni bir sebep daha. Sigara kullanımı sizi ve çevrenizdekileri allerjenlere karşı duyarlı hale getirecektir.
 Yine hastalarımın sık sık sorduğu bir soruyu burada cevaplamak istiyorum.Allerji kalıtsalmıdır?
Evet ailesel yatkınlık söz konusudur.Bir çocuğun ebeveyni allerjikse çocuğunda allerjik olma riski %30 civarındadır.Eğer hem anne hem de babası allerjikse risk %60 civarındadır.Aile bireylerinin aynı ortamda yaşadıklarını da düşünürsek bu oran daha da fazla artabilmektedir.Bununla birlikte allerji sonraki nesillerde aniden kayıp olabilmektedir.
 Başlığı "bahar ve allerji" olan  bu yazımda önemli tavsiyelerim polen allerjisiyle alakalı  olacak.Allerjik rinitin sebebi de olan polenlerin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamınızı,açık havada spor yapmamanızı,güneş gözlüğü ve şapka kullanmanızı,eve geri geldiğinizde burun ve gözlerinizi bol su ile yıkamanızı önemle hatırlatmak istiyorum.Evinizi sabahları değilde özellikle akşam saatlerinde havalandırmayı,çamaşırlarınızı ev içersinde kurutmayı,otomobilde camlar kapalı seyahat etmeyi ve klimanızın polen filtresini biran önce değistirmeyi unutmamalısınız.
 Horlamanın da allerjiden kaynaklanabileceğini biliyormuydunuz?Çoğu zaman yanlış tedavilerle,ameliyatlarla çözülmeye çalışılan bu kronik şikayette allerjenin oratadan kaldırılması ile çözülebilmektedir.Uyuduğunuz odadaki bitki ve çiçekleri ortamdan uzaklaştırarak tedavide ilk adımı atabilirsiniz.
 Allerji ve neden olduğu hastalıklar ciddiye alınması gereken bir takım sağlık sorunu ile ortaya çıkmaktadır ve tedavi edilmediği sürece hayat kalitemizi ciddi anlamda etkileyecektir.
 Allerjisiz,mis gibi çiçek kokulu güzel bir Şuhut baharı geçirmenizi dilerim.
                                         
                                                                                      Sağlık Grup Başkanı
                                                                                       Dr.Birand TANERİ
 
Get Adobe Flash player







Önemli Bağlantılar
Şuhut Proje Koordinasyon Merkezi
Afyonkarahisar Belediyesi
Afyonkarahisar Valilik
Atatürk Köşesi
E-Arşiv
Limak Kız Teknik ve Meslek Lis.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
Resmi Gazete
Sosyal Güvenlik Kurumu
Şuhut Anayurt Gazetesi
Şuhut Endüstri Meslek Lisesi
Şuhut Gazetesi
Şuhut Hava Durumu
Şuhut İmam Hatip Lisesi
Şuhut Kaymakamlığı
Şuhut Lisesi
Şuhut Meslek Yüksek Okulu
Şuhut Milli Eğitim Müdürlüğü
Şuhut'un Sesi Gazetesi
 
Online 9 ziyaretçi