Bağırsak Parazitleri (11 Ocak 2010)

(Saglık Köşemizin sürekli AKTİF olmasını sağlayan TÜM SAGLIK PERSONELİNE ve katkılarından dolayı SAGLIK GRUP BAŞKANIMIZ  SAYIN BİRAND TANERİ hocamıza teşekkür ediyoruz...)

 

 
      
                                            BAĞIRSAK PARAZİTLERİ
 
Merhaba bu hafta ki yazımda bağırsağımızda yaşayan paraziter hakkında bilgi vereceğim.
Bu konuyu seçmemde ki temel neden İlçemizde hayvancılık ve kesimcilik işlerinin başlıca
geçim kaynaklarından biri olması ve ayrıca et tüketiminin buna paralel oranda yüksekliği.
Günlük polikliniklerimde(hasta muayenesi) üşüme,halsizlik,sabahları uyanmada güçlük
baş dönmesi,denge bozuklukları,bağırsak alışkanlıklarında değisiklikler,çocukların
büyümelerinde yavaşlama veya gecikmeler,bazen deri döküntleri,kimi zaman depresyon
şikayetleriyle baş vuran hastalarda parazit varlığı itimalini düşünmekteyim çoğu
zaman.Çünkü bağırsağımızda yaşayan bu fırsatçı canlılar çoğu zaman hiç bir
belirti vermeden sessizce yaşayabildikleri gibi kimi zaman yukarda bahsettiğim
şikayetlerle yaşam kalitemizi düşürmekte ve uzunca bir süre fark edilememektedirler.
Özellikle ilçemizde çiğ et tüketiminin de yoğun olması sucuk,salam,sosis veya
çiğ kofte gibi riski daha da çok arttırmaktadır.
Bu kişilerin bazen fark etmedikleri semptomlarını sorguladığmda ise karın ağrısı,
makat bölgesinde kaşıntı,burunda kaşıntı,kilo alamama,ağız kokusu,gece uyurken ağızlarından
su gelmesi,gaytalarında yumurta varlığı ile karşılaşabilmekteyim.
Tedavi de ise parazitin cinsine göre ilaç vermek gerekir.Ancak çoğu zaman hastalarım
kendilerinin ve ailelerinin temiziğinden süphe etmemekte ve parazit varlığını düşünmemektedirler.
Şunu özellikle belirtmeliyim ki parazitler temiz,kirli insan ayrımı yapmadan çok fırsatçı bir
şekilde kimi zaman el sıkışmayla bile bulaşabilmektedirler.Parazit tedavisi aile boyu yapılmalı,
aynı evde yaşayan herkes benzer semptomlar göstermese bile tedavi edilmelidirler.
Kaybolan vitaminler tedavide unutulmamalı,hasta ilaçlar bittikten sonra kontrole çağırılmalı ve
gerekise tedavi tekrarlanmalıdır.Fakat kişi veya ebeveyn şikayetler sürsede tedaviyi kesinlikle
kendi kendilerine tekrarlamamalıdırlar.
Peki korunmak için neler yapmalıyız? Az pişmiş veya çiğ et yememeli,şüpheli suları içmemeli
(özellikle açıkta bekleyen) bunlarla sebze,meyva yıkamamalıyız.Ayrıca toprakla bir iş yapıldığında
(özellikle toprakla oynayan çocuklar)eller ağza götürülmemeli,tuvalet temizliğine ve hijyenine
çok özen göstermeliyiz.Tırnaklarımız her zaman kısa olmalı,bayanlar ise uzun tırnakları var ise
daha da titiz olmaları gerekmektedir.Özellikle musluklar aç-kapa tipi özellkiğinde olursa ve
az dokunulan,sık sık çamaşır suyuyla temizlenirse bulaş azalacaktır.H1N1 de de bahsettiğimiz
el temizliği bu hastalıkta da ön plana çıkmaktadır.Çarşafların 100 dereceda kaynatılması,çok
iyi ütülenmesi,kapı kollarının temizlenmesi de çok önemlidir.
Yazıma son verirken bu vesileyle özverili çalışmalarımızı taktirname ile ödüllendiren sayın Şuhut
kaymakamımıza kendim adıma  ve taktirnameye layık görülen arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum.
Tadtir edilmek çok güzel bir duygu hele takdir eden kişi takdire şayan birisi ve yılın en iyi idarecisi
seçilmişken.Sayın bakanımızın da direktifleri doğrultusunda göreve geldiği ilk günden beri sağlık
teşkilatına büyük önem veren sayın kaymakamımızla çalışmanın kendi adıma ve ilçe adına çok büyük bir
şans olduğunu düşünmekteyim...Hepimize sağlıklı günler dileğiyle.
 
                                                                                      Dr.Birand TANERİ
 
Get Adobe Flash player







Önemli Bağlantılar
Şuhut Proje Koordinasyon Merkezi
Afyonkarahisar Belediyesi
Afyonkarahisar Valilik
Atatürk Köşesi
E-Arşiv
Limak Kız Teknik ve Meslek Lis.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
Resmi Gazete
Sosyal Güvenlik Kurumu
Şuhut Anayurt Gazetesi
Şuhut Endüstri Meslek Lisesi
Şuhut Gazetesi
Şuhut Hava Durumu
Şuhut İmam Hatip Lisesi
Şuhut Kaymakamlığı
Şuhut Lisesi
Şuhut Meslek Yüksek Okulu
Şuhut Milli Eğitim Müdürlüğü
Şuhut'un Sesi Gazetesi
 
Online 9 ziyaretçi