Bel Ağrısı

BEL AĞRISI

 
Çoğumuzun ortak şikayeti olan bel ağrıları bu haftaki yazımın konusu.Yapılan çalışmalara göre toplumda çok yaygın olan bel ağrıları,hemen hemen herkesin hayatının bir döneminde hafiften çok şiddetliye doğru yakınmalarla ortaya çıkmıştır.
Bel ağrıları tüm dünyada hekime başvurma nedeni olarak başağrısından sonra ikinci en sık şikayettir.Hekime başvurmadaki temel neden ise ağrının günlük aktiviteleri kısıtlıyor olmasıdır.
Baharın gelmesiyle bahçelerde,tarlalarda ve köylerde ilçemizin çalışkan halkıda iki büklüm çalışmaya başladı.
Aslında işin enteresan tarafı çalışırken vücudunu pek dinleyemeyen hastalarımız,bel rahatsızlıklarından kış mevsiminde daha fazla şikayetçi olmaktadır.Eddy Fisher ne güzel söylemiş "Kendini sağlam bilen hastanın tedavisi yoktur"diye.Bahar,yaz dönemi iyice yüklendiğimiz,zorladığımız belimiz birkaç ay sonra sinyal vermeye başlayacaktır.
Peki neden belimiz ağrıyor? Bel ağrılarını omurga kaynaklı veya omurga dışı kaynaklı sebeplerle ortaya çıkar.
Omurga kaynaklı ağrı sebepleri;ilk olarak romatizmal hastalıklar,burusella(ilçemizde peynir hastalığı;yazımda önemle bahsetmiştim),bazı enfeksiyonlar,nadiren bazı tümörler,ilerleyen yaşla ortaya çıkabilen osteoperozdur(kemik erimesi).
Ayrıca bel fıtığı,bel kayması,doğumsal anomaliler,duruş bozuklukları,doğumsal kalça çıkığı,düşme,çarpma,kazalar bazı diğer sebeplerdir.
Omurga dışı sebepler ise;böbrek taşları,mide ülseri,kadın hastalıkları,adet öncesi dönem,prostat iltehabı,safra kesesi taşı,ana atar damar anevrizması, pankreas,karaciğer ve bağırsak iltehaplarıdır.
 Akut yani ani başlayan bel ağrısı genellikle birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir.Çoğu akut bel ağrısı mekanik bir durum,travma(trafik kazası,spor yaralanması,ağır kaldırma,düşme gibi)veya iltahabi romatizmal hastalıkların sonucu olarak ortaya çıkabilir.Şikayetler bıçak saplanır şekilde keskin bir ağrıdır; hareketi,yürüyüşü ve ayakta durmayı engelleyecek bir şekilde olabilir.Genelde ağrı belin sadece  belli bir bölümünde hissedilir ve  bacağa yayılma oranı çok düşüktür.
Kronik bel ağrısı tanımı ise;ağrının süresi ile alakalıdır ve üç aydan uzun süren ağrı kronik olarak kabul edilir.Kronik bel ağrılarıları daha ciddiye alınmalı,tetkik ve tedaviler daha kapsamlı olmalıdır.
Bize başvuran hastalarda doğru tanı koyabilmemiz için ilk olarak bel ağrısı hikayelerini dikkatlice dinliyoruz.Bu hikaye bel ağrısı nedenlerini ortaya çıkarmamız açısından çok önemlidir.Ayrıca hastanemiz şartlarında başarılı röntgen teknisyenlerimizin çektiği grafiler yeterli olabilmektedir;ama bazı vakaları ileri tektikler için (MRİ,tomografi gibi) daha üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirmekteyiz.Kan tahlilinde ise iltahabi nedenleri,romatizmal veya  iç organlara bağlı sebepleri ve yine altını çizeyim burusellayı ayırt etmeye çalışıyoruz.
İlerleyen yaşla beraber kemik gücümüz ve kas esnekliğimiz azalma eğilimindedir.Omurga için ilerleyen yaş kavramı ne yazık ki 30 lu yaşlar olarak kabul edilmektedir ve bunu engellememiz pek mümkün değildir ancak özellikle obezite,sigara,hamilelik sırasında aşırı kilo alımı,stres,yetersiz fiziksel aktivite,ayakta duruş bozukluğu,kötü uyku yatışı,dengesiz beslenme gibi nedenler ise engellenebilir.
 Genelde zorlanma,burkulma ve incinme tarzında hafif travmalar veya aşırı egzersize bağlı ağrı şikayetleri ilaç ve istirahat tedavisi ile çoğunlukla bir hafta içinde geçer.
 Bel ağrısında coğu zaman ilk tedavi bazı basit tavsiyelerden ibarettir.Ancak önemsenmeyen kimi ağrılar zamanında tedavi edilemezse ameliyata hatta felç kalmaya bile neden olabilir.Sorunun ciddiyetini çağrıştıran yakınmalar ateş ile birlikte olan ağrı,bağırsak ve idrar fonksiyonunda kayıplar yani çoğu zaman idrar tutamama,bacaklarda uyuşma hissi,yürüyememe,doğrulamamadır.
Bu tür şikayetlerin olması durumunda uzman doktora başvurulması gereklidir.
İstirahat tedavinin en önemli basamağıdır.İstirahat için de bazı özel teknikler vardır;bunu bize başvuran hastalarımıza ayrıntılarıyla anlatıyoruz ancak burada en önemli uyarım bir haftadan fazla hareketsiz yatak istirahatinden kaçınılmasıdır.Bu durumda kemik yoğunluğumuz ve kas gücümüz  azalabilmektedir.
 İlaç tedavisi olarak ağrı kesici ve adale gevşetici ilaçları sayabiliriz.Bunların bazıları tablet bazıları enjeksiyon formundadır.Çoğumuzun büyüklerinin ayda bir vurulduğu iğneler ise kar,zarar oranına göre mutlaka bir hekimin karar vermesi gereken ilaçlardır.Vitaminleri özellikle B12  ve kalsiyumu ben çoğu reçeteme ekliyorum ama bu vitaminleri doğal yollardan alabilmek mesela kalsiyum ihtiyacı için günde iki bardak süt içmek cok daha faydalı olamaktadır çoğu zaman.
 Fizik tedavi ve ilimizin dünyaca meşhur kaplıcaları çoğu bel ağrısını mucizevi bir şekilde tedavi etmektedir.Ama yine önemle vurgulamam gereken ise her bel ağrısına kaplıca iyi gelmeyebilir sebep bilindikten sonra bu tür şifalı sular denenmelidir.Ani başlayan ağrılarda soğuk uygulama kronik ağrılarda ise genelde sıcak uygulanmasını tavsiye ediyoruz.
 Ani  başlayan bel ağrılarında korse kullanılması,istenmeyen hareketleri sınırladığı için iyileşmeyi hızlandırmaktadır.Uzun süreli korse kullanmadan önce ise yine bir hekime danışmanızda fayda vardır.Örneğin bazen uzun süreli korse kullanımı varis ve hemoroid şikayetlerini bile arttırabilmektedir.
 Akapunktur ve yeni tedavi teknikleri de hızla gelişmektedir.
 Ameliyattan bahsetmeden önce bel fıtığını uzun uzun anlatmak gerekir.Belki başka bir yazımda ayrıntıları daha uzun yazabilirim ancak bel fıtığında her zaman ameliyat olunacağı bilgisi yanlıştır;çoğu zaman koruyucu tedavi yeterli olmaktadır.Ameliyat seçeneği coğu zaman son tedavi metodu olarak görülmektedir ancak ameliyat kararı alındıysa artık beklememekte büyük fayda vardır.
Ben her beli ağrıyan hastama ağrıları geçtiği dönemde uygulamaları için bel egzersiz programı veriyorum.Bu egzersizler ağrının tekrarlamasının engellenmesinde en önemli yoldur.
 Gelelim tavsiyelere;
 Bel ağrılarında benim hastalara ilk tavsiyem kilo vermeleri yönünde oluyor.Her verilen kilo bel ve dizlerimizin taşımak zorunda olduğu ağırlığı biraz daha hafifletiyor.Peki nasıl kilo verelim?Bu konuda ilk önerim bol bol çorba içmeniz olacak.Çünkü bizim günlük kalori ihtiyacımızı karşılayabilen çorba hazmı kolay,bağırsakları çalıştıran bir gıda olduğu gibi midemizi şişirdiği için de açlık hissimizi önemli ölçüde azaltacaktır.Tabii yanında ekmek ve diğer lezzetli gıdalar az olmak koşuluyla.
Mutlaka sırtınız ve belinizi dik tutun,ayaktayken ve özellikle uzun süre oturken bunu sık sık kendinize hatırlatın.Otururken sırtınızı bir yere dayayın veya bir ufak yastıkla destekleyin.Yük taşırken iki kolunuza eşit dağılım yapın,dengesiz taşımayın.Ortopedik ayakkabıları tercih edin,yatağınızında belinizle dost olmasına özen gösterin.Yerden ağır birşey kaldırırken eğilmeyin,dizlerinizi büküp çömelin.Tarla,bağ,bahçelerde sırf hanımları çalıştırmayın el birliğiyle çalışın.Asla ağır cisimleri kaldırmayın,çekmeyin,itmeyin.Tasarlamadan ani hareketlerde bulunmayın.Düzenli yürüyüş ve egzersizler yapın ama ısınmadan vücudunuzu zorlamayın.Dönmeniz gereken durumlarda belinizle değil vücudunuzla dönün.Eğer imkanlar el verirse yaz kış yüzün,yüzmek belin en büyük dostudur(balıklama atlamadığınız sürece suya;teşekkürler Simla)
 Son donemde yazılarımın daha geniş kitlelerce takip edılıyor olması beni çok mutlu ediyor.İstanbul'dan yayın yapan Ulusal bir radyo kanalında allerji ile ilgili yazım hakkında  yapılan canlı röportajda Suhut Sağlık Grup Başkanı olarak takdim edilmem beni ayrıca onurlandırdı.Hepinize ilgi ve alakanız için ayrıca şükranlarımı sunarım.
 İnşallah bu yazıyı okurken belinize özenerek dik oturmuşsunuzdur               Dr.Birand TANERİ
Get Adobe Flash player







Önemli Bağlantılar
Şuhut Proje Koordinasyon Merkezi
Afyonkarahisar Belediyesi
Afyonkarahisar Valilik
Atatürk Köşesi
E-Arşiv
Limak Kız Teknik ve Meslek Lis.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
Resmi Gazete
Sosyal Güvenlik Kurumu
Şuhut Anayurt Gazetesi
Şuhut Endüstri Meslek Lisesi
Şuhut Gazetesi
Şuhut Hava Durumu
Şuhut İmam Hatip Lisesi
Şuhut Kaymakamlığı
Şuhut Lisesi
Şuhut Meslek Yüksek Okulu
Şuhut Milli Eğitim Müdürlüğü
Şuhut'un Sesi Gazetesi
 
Online 11 ziyaretçi