ÇAĞDAŞLIĞI iÇKİ KADEHLERİNDE BULMAK ve ALKOLİZM
ÇAĞDAŞLIĞI iÇKİ KADEHLERİNDE BULMAK ve ALKOLİZM
"İçki bütün kötülüklerin anasıdır" hadisindeki bütün kötülüklerin hangileri olduğunu düşündünüz mü hiç?
Ben size başka dinlerde de "kötülük" sayılan,içkiyle tetiklenen bazı musibetleri saymak istiyorum;
Alkollüyken kavga,cinayet,hırsızlık,zina,boşanma,şiddet,aile içi şiddet artar,kaza,bela alkollünün yakasından düşmez,çoğu zaman etrafımızda hakkı olan komşulara da rahatsızlık verilir..İçen insanın kendisine,ana,baba,kardeş,eş ve çocuklarına saygısı kalmaz,aylaklık,tembellik;bütün gün içen bir insan hayat tarzı olur,hele gececiler artık toplumun üretken olmayan bireyleri,kamburu olmuştur.
Alkolün vücuda olumsuz etkilerinden bahsetmek gerekirse;
Kalp ve damar sağlığına olan yıkıcı etkileri:yüksek kolestrol,damar tıkanıklığı,kalp krizi ve ani ölüm riski,başta mide ve reflü hastalığı gibi gastrointestinal sistem etkileri.
Sinir sisteminde ise;beyin hücrelerinin erken ölümü,çok sık görülebilen kalıcı delirme,B vitamini eksikliğine de bağlı bunama.Karaciğer bozuklukları ve kaçınılmaz sonucu siroz.Alkol veremin de en yakın dostudur.Obesite,hipertansiyon ve bütün sistemlerdeki kalıcı olumsuz,ölümcül etkiler,bazen bir defada fazla miktarda tüketilmesiyle koma ve sonucunda da ölüm..
Klinik deneyimlerimde de 65 yaş üstü hiç alkol almamış kişilerin hayatının bir döneminde alkol tüketen kişilerden çok daha sağlıklı olduklarını çok açık gözlemliyorum.
Hele kronik alkol kullanımı ve alkolizm.Alkolizm tüm dünyadaki en önemli sağlık problemlerinden birisidir.Tabiiki hiç kimse bir anda alkolik olmuyor.İlk başta görüyor,sonra heves ediyor,deniyor,rahatlatıcı etkisini keşfediyor,alışıyor,bağlanıyor ve bağımlı olunuyor.Eğitim ve bilinçlendirme gruplarında eğitmen olarak da bulunduğumdan bu konuda azda olsa söz hakkım olduğunu düşünüyorum.
Alkol hızla bireyi içine çeker.Ayık geçirdiği zaman kalmamaya başlar.Kişi bir şekilde kendine devamlı içmek için bir vesile yaratır.
O kadar zor ki bırakmak hele zamanla alkolün yetmediği durumlarda yanında alınmaya başlayan uyuşturucularla birlikteyse neyazık ki çıkmaz,kısırdöngü ve inteharla hazin bir son olabilmektedir.
Ayrıca alkolizm çeşit çeşittir.Yani "Ben tanımlandığı gibi alkolik değilim!" diyen bir birey birkaç ay sonra en kötü dipsomanik tipe bile dönüşebilir.Çoğu alkoliğin (%70) ilk içkisi en masum olan biradır.O kadar genç,parlak,ünlü ailenin çocuklarını acınacak hallerde gördüm.Yıkılan ailelere şahit oldum.İşlenen çoğu suçun alkol ve madde etkisi altındayken işlendiğini de biliyoruz.Hele trafik kazalarının en ölümcülleri alkol etkisi altındayken gerçekleşenlerdir.
Ulaşabilmek,erişebilmek bağımlılığın olmazsa olmazıdır.Görmek;ilk önce ailede sonra,arkadaş ve medya vasıtasıyla heryerden olabilmektedir..İçki şişesinin içinde hoşnutsuzluk,avunma,korkaklık,cesaret,utangaçlık ve kendine güven aranır.
Danışman sıfatıyla bulunduğum alkolik bilinçlendirme toplantılarının katılımcılara büyük faydası olduğunu gördüm ama ne yazık ki şifa ve ayık kalma oranı gayet düşüktü.Sebebini tahmin edebilir misiniz?Cevap:Tekrar rahatlıkla içkili bir ortamda bulunabilmeleri veya heryerde kolaylıkla bulabilecekleri sayısız tuzakla karşı karşıya kalmalarıdır.Kimisi için bir basketbol kulübü ismi kadar tanıdık (benimde taraftarı olduğum),kimisi için kırmızı ışıkta önünde tabelasına rastladığı bir bayii kadar yakın..
Alkol batağına o kadar hızla saplanılıyor ki.İlk zamanlar sadece haftasonları başlanabilen bu masum keyif hergüne ve hatta gün içersinde tüketilmeye başlanır ve neyazik ki zamanla kurtulmak için tüm çabalar beyhude kalır.
Bir hastam bana ilk gelişinde "hocam ben gündüzleri de içmeye başladım" demişti.Ben ona riskleri ve tedavi seçeneklerini anlatmıştım ve kendisine eğer bazı şeyleri kabullenmez ve hızla düzeltmezse ilkinde işini,sonrada sırasıyla eşini,ailesini ve sağlığını kaybedebileceğini söylemiştim.Gerçekten bir kaç ay sonra elleri titreyerek artık gün içersinde bulabildiği kolonyayı bile içmeye başlamış boşanmış,işsiz ve karaciğer fonksiyonları bozulmuş biri olarak geldi.Bu yanlızca küçük bir örnek,yıkılan aileler,çocukları,siroz hastaları çok sık karşılaşılan toplumun kanayan bir yarası haline gelmiştir.
Son günlerde lüzümsüz tartışmalar,yersiz korkular bazı barfly entellere alkol gibi sinsi bir düşmana bile "düşmanımın düşmanı benim dostumdur" dedirtiyor.Bu aydınlar kötülüklerin babası olmayı marifet biliyor.
Her fırsatta hükümeti yıpratmaya çalışanlar ikilem içersinde kaldılar.Alkolle yıllardır savaşan bilinçli akademisyenler bile yasağı değil sırf konu üzerinde tartışmayı bile hazmademiyorlar,çağdaşlık adına alkolün avukatı oluyorlar.
Başbakınımız "kimsenin özel hayatına karışmıyoruz" deme nezaketini göstermekte.Bence karışılmalı,tartışılmalı,satışı bile engellenmeli,alkol kullanımının azaltılabilmesi için izne tabi olması,kısıtlanması ve hatta yasaklanması bile tereddütsüz düşünülebilmeli.
"Yok efendim Arabistan'da da siroz varmış yasağın faydası olmazmış,olsa onlara olurmuş" araştırın ilk önce,viral siroz nedir diye?Bilim adamlığı;yalan tüccarlığı değildir,hele bilmeyeni kandırma sanatı hiç değildir.
Hocalarımın görüşünün aksine "Yasak alkol bağımlılığına kesin çözüm olur".Yada kendileri uygun görüyorlarsa hiçbir madde yasak olmasın o zaman?Kokain,anfetamin,ecstasy de köşe başlarında satılabilsin?Sigara yasağı,dumansız hava sahası geldi ve sigara tüketiminde ki azalmayı ve toplumsal memnuniyeti hepberaber görüyouruz.Peki böyle olunca şimdi daha mı az çağdaşız?
Ne yazık ki devlet,hükümet tedbir almaya çalıştıkça benim de yakından tanıdığım hocalarım başta olmak üzere muhalif bir cephe oluştu.24 yaş altı gençlerin içkili mekanlara alınmaması bile bir atılım.Buna bile karşılar?Satış yaş sınırı daha da yükseltilmeli.Devlet içki üretmemeli,üretene yüksek vergiler çıkartmalı.Alkole her yerde ulaşılamamalı,sınırlı sayılı yerde satılmalı.
Mesala Victoria (Kanada) artık alkole "0"tolerans var.Alkollü araca binmek bile yasak.Amerika'da cumartesi gece 00'dan pazar gündüz 12'ye kiliseye saygıdan alkol satışı kesinlikle yasak.İsveç ve Norveç'te ise haftasonu satışı tümüyle yasak!
Çağdaşlığı içki gibi sinsi bir düşmanla karıştırmamak gerekir.Yasaklanması,izne tabi olmasının tartışılması ve tartışmaların ışığında eğitimin asıl önemi olduğunun üzerinde anlaşılması gerekir.
Kıssadan hisse bir hikaye ile yazımı tamamlamak istiyorum;
Bir gün evinde misafir ettiği zatta evin hanımı göz koyar ve der ki;borcuna karşılık sana üç tane teklifim var birini seçeceksin;ya benimle beraber olacaksın,ya gidip düşmanımı öldüreceksin veya oturup benle şarap içeceksin.Adam çaresiz en masum görünen şarabı tercih eder ama şarap nasıl olduğunu bile anlamadan onu zinacı ve katil yapar iki kadeh sonunda..
İçkiyi savunanlar olabilir,fakat içki onları asla savunmaz (Abraham Lincoln)
Şuhut bir büyük değerini daha kaybetti.Ne yazık ki kendisinin son teşhisini üzülerek ben koymuştum.Son dönemlerinde tavsiyelerimle kötü alışkanlıklarından uzak duruyordu iradesiyle.Ailesi tedavisi için çok uğraştı.Spor ve erdem yazılarıyla hepimizi eğiten,birçok genci profesyonelliğe taşıyan değerli spor adamı Şefik Köksal hakkın rahmetine kavuştu.Allah rahmet eylesin.
Saygılarımla
Dr.Birand TANERİ
ANKARA 2011
|